Türkiye’ye döndüğümden beri fark ettiğim en enteresan şey, kimsenin birbirine teşekkür etmemesiydi diye başlayan bir oto-oryantalizm, anekdotizm yapayım. Daha basiti, derslerin hemen hiçbirinde syllabus uygulaması olmamasıydı.

Syllabus’ın Türkçesi ders izlengozu değil bu arada, ha, Türkçesi nedir diye sorarsanız, Türkçesi olmadığı için mi biz syllabus kullanamıyoruz derim.

Bilmeyenler için izâh etmeye çalışırsam, syllabus fetişi batı akademisinde belki biraz abartılmış olabilir, fakat, ölüm kalım meselesidir. Asistanlığımın ilk yıllarında, hocalar hem lisans öğrencilerinin, hem de bizim kafamıza vura vura, syllabus’un bir sözleşme, bir kontrat olduğunu, bunun bütün tarafların uyması gereken bir yazılı belge olduğunu söylerlerdi.

Pekiyi, syllabus’ta ne olmalıdır:

  1. Dersin amacı
  2. Dersin akışı
  3. İletişim bilgileri
  4. Notlama sistemi
  5. Haftalık okuma listesi
  6. Ödev listesi
  7. Ödevlerden beklenenler
  8. Ödev teslim tarihleri
  9. Sınav tarihleri
  10. Sınavdan beklenenler
  11. Devamsızlık takibi ve önemi

Syllabus yazmak bir uzmanlık ister ve bizim bölümde girdiğimiz iki yeterlilik jürisinde de -Binghamton türünün ilk ve son örneği olarak, yazılı yeterlilik sınavı yerine, iki büyük makaleden iki büyük jüri yaptıran güzide bir sosyal bilimler kurumumuzdur, neden, yeter ki doktora tezinizi yazmaya başladığınızda artık yazacak ve savunacak takatiniz kalmasın.

[Arkadaş, ben yeterliliğimi 4 yılda aldım, yüksek lisansım olmadan, ki bizim bölüm için, vaaaav, ne çabuk dedirtecek bir süreydi, yedi yılda almak hiç de garipsenecek bir şey değildi, neticede, ortalama doktora bitirme süresi 9,5 yıl olan, dev, güçlü ve bir hayli geleneksel bir kurumdan bahsediyoruz. Merak edenler olursa diye, benimki 11,5 yıl sürdü, beş yılında ders veriyordum, bir yılı yollarda geçti, bir yılında piyasa ne yaptığını bilmez hâlde çalışıyordum, kaç oldu toplamda, hah, üç yılını da kütüphanede geçirdim sayın.]

Neyse, lafı yeterince dolandırmışım sayın okuyucu, ellerinden tutup biraz daha uzaklara götürmekte mahzur yoktur diye tahmin ediyorum. Şimdi, syllabus dağıtmadım mı Türkiye’de dağıttım. Öğrencilerin ellerine zorla tutuşturduğum oldu, başına okuma listesi yazdıklarım oldu, en baştan sona okuduğum zamanlar oldu, yarı şaka, yarı ciddi buna dikkat etmezseniz cezasını çekerim haaaa diye tehdit ettiğim vakitler de oldu. Batılı öğrenciler syllabus’ı alır almaz kafayı kağıda gömüp, hocamı nasıl mutlu ederim diye aranırken -yok yahu, onlar da devamsızlıktan kaç puan alırım, sınıfta hiç susmaz bülbül gibi ötersem acaba kaç puan katılımdan veriliyor, heyyooo quiz yok, ovvvv iki ödev var, çok sert- diye avantaj bizim sahada diye aranırken; bizim buranın ve orada da bizim buralı öğrenciler syllabus’ı alır, katlar ve vizeden önce ortaya çıkarırlardı.

Neden? Yazılı belgeyle girdiğimiz ilişki diyelim buna çok basitçe. Ben gurbetteyken, daha hâlâ Amerikan abileri, ablaları, teyzeleri ve amcaları bireysel çekleriyle bakkala, çakkala, benzinciye, ev sahibine ödeme yapıyorlardı. Çek, bildiğimiz çek defteri yahu. Hakkında Catch me if you can diye efsanevi bir filmi bile vardır çek yazmanın ve çek sahtekârlığının Amerikan toplumundaki ciddiyetine dair Steven Spielberg’ün; ki, ET’yle beraber en sevdiğim filmidir.

Velhasılı kelam, belge karşıtlığının bu kadar yaygın olduğu bir toplumda, siz syllabus’ın ne anlama geldiğini anlatamazsınız, hocaların çoğu da, sadece Bologna zahmeti esnasında asistanlar tarafından doldurulacak bir şey gibi düşünürler syllabus’ı, diğer herşey gibi.

Tabii, syllabus yoksa, ortada ne bir okuma kültürü kalır, ne de dersin sürekliliği. Ne okumuştuk bu derste yahu deyince, ben onbeş sene önceki ODTÜ syllabuslarıma bakabiliyorum, Binghamton syllabuslarım hâlâ saklıdır.

Aşağıda, bu durumun önüne geçmek için, öğrencilerimin yıllarca süren, hocam bir de okuma listesi verseniz ne enfes olur baskılarıyla hazırlanmış tedrici bir liste bulabilirsiniz. Sevgili öğrencilerim, verdiğim ders okuma listelerine bile, yaaaa bu çok ama diye burun kıvırıyor, dünyanız kararmış gibi davranıyorsunuz, alın size 70 tane kitap, her lisans öğrencisi mezun olmadan bunları okumuş olmalıdır deyince de kafa sallayıp, sonra da hehe yapıyorsunuz, bilmiyorum zannetmeyin. Ama bu gene de burada dursun.

Geçici bir liste, dediğim gibi, 65-70 civarında kitap var; daha klasik metinlerin hiç birini (Aristotle, Platon, Rousseau, Voltaire vs) Türkçe okumadığım ve zilyon tane çevirileri olduğu için, onları eklemedim. Kategorizasyonu da son derece basit, derslerde verdiğim mantıkla yaptım, çok bir şey beklemeyin.

Listenin lisans öğrencileri için olduğunun altını çizeyim, Kapital de mi okumayak diyenler için listede var, doktora yeterlilikten önce okursanız gözlerinizden öperim, kısmen Elias ve Adorno için de aynı husus geçerli.

Sıralama da tamamıyla gelişigüzel, serbest çağrışımdır, altında bir şey aramayınız.

Sosyolojik Kuramın Temelleri

Emile Durkheim
İntihar
Sosyolojik Yöntemin Kuralları
Dinsel Yaşamın İlk(el) Biçimleri
Sosyoloji Dersleri

Max Weber
Protestan Ahlâkı ve Kapitalizmin Ruhu
Sosyoloji Yazıları, İletişim Yayınları

Karl Marx
Komünist Manifesto
1844 Elyazmaları
Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i
Kapital, Yordam Yayınları baskısı

C Wright Mills
Sosyolojik Tahayyül, Hil Yayınları

Erving Goffman
Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, Metis
Damga, Heretik
Tımarhaneler, Heretik

Karl Polanyi
Büyük Dönüşüm, İletişim

David Harvey
Postmodernliğin Durumu, Metis
Sermayenin Sınırları [yüksek lisans seviyesi], Yazılama
Sosyal Adalet ve Şehir, Metis
Marx’ın Kapitali için Kılavuz, Metis

Herbert Marcuse
Tek Boyutlu İnsan, May Yayınları [sahaflardan bulunabilir]
Özgürlük Üzerine Bir Deneme, Ayrıntı

Pierre Bourdieu
Ayrım, Heretik
Sosyoloji Meseleleleri, Heretik

Henri Lefebvre
Diyalektik Materyalizm, Kanat Kitap
Şehir Hakkı, Sel [aynı zamanda kentçilik]
Kentsel Devrim, Sel [aynı zamanda kentçilik]

Walter Benjamin
Pasajlar, YKY
Brecht’i Anlamak, Metis

Theodor Adorno
Minima Moralia, Metis

Max Horkheimer
Akıl Tutulması

Norbert Elias
Uygarlık Süreci I, İletişim

Louis Althusser
İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, İthaki

Tarih/Tarihsel Sosyoloji

Halil İnalcık
Devlet-i Aliyye I-II-III

Eric Hobsbawm
Devrim Çağı
Sermaye Çağı
İmparatorluk Çağı
Kısa 20. Yüzyıl-Aşırılıklar Çağı

Immanuel Wallerstein
Dünya Sistemleri Analizi, BGST
Modern Dünya Sistemi I-II-III-IV
Sistem Karşıtı Hareketler (Terence Hopkins ve Giovanni Arrighi’yle)

Marc Bloch
Tarih Savunusu veya Tarihçilik Mesleği
Feodal Toplum

Henri Pirenne
Ortaçağ Kentleri, İletişim
Ortaçağ Avrupa’sının Ekonomik ve Sosyal Tarihi

David Harvey
Neoliberalizmin Kısa Tarihi

Barrington Moore, Jr.
Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Temelleri, İmge

Giovanni Arrighi
Uzun Yirminci Yüzyıl, İmge
Adam Smith Pekin’de, Yordam

Biyografi

Karl Marx, Francis Wheen, E Yayınları
Lenin: Tarihi Yazanlar ve Yapanlar, Edmund Wilson, İthaki Yayınları
Heidegger’in Çocukları, Richard Wolin, Paradigma Yayınları
Moskova Günlüğü, Walter Benjamin, Metis
Gelecek Uzun Sürer, Louis Althusser, Can/Bilgesu?

Türkiye Üzerine

Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, Ötüken
Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ötüken
Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni, Kırmızı Kedi?
Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, İş Bankası
Tanıl Bora, Sol, Sinizm, Pragmatizm, İletişim
Tanıl Bora-Kemal Can, Devlet ve Kuzgun – 1990’lardan 2000’lere MHP, İletişim
Demet Ş. Dinler, İşçinin Varlık Problemi, Metis [Metodoloji]
Şerif Mardin, Türk Modernleşmesi, İletişim
Şerif Mardin, Din ve İdeoloji, İletişim
Şerif Mardin, Türkiye’de Toplum ve Siyaset, İletişim
Cemil Meriç, Bu Ülke, İletişim
Cemil Meriç, Işık Doğudan Gelir, İletişim
Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi, İmge
Korkut Boratav, Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm, İmge
Çağlar Keyder, Türkiye’de Devlet ve Sınıflar, İletişim
Çağlar Keyder, Emperyalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye, İletişim [sahaflardan bulunabilir]
Muzaffer İlhan Erdost, Kapitalizm ve Tarım, Onur/Sol Yayınları
Ayşe Buğra, Devlet ve İşadamları, İletişim
Suavi Aydın, Türkiye Tarihi, 1960’tan Günümüze, İletişim

Kentçilik/Şehircilik

Çağlar Keyder, ed., İstanbul: Küreselden Yerele, İletişim
David Harvey, Paris: Modernitenin Başkenti, Sel [bkz. Kuram kısmı]
David Harvey, Umut Mekânları, Metis
Marshall Berman, Katı Olan Herşey Buharlaşıyor, Metis
Ruşen Keleş, Kentleşme Politikası, İmge
Robert Park-Ernest Burgess, Şehir, Heretik
Jane Jacobs, Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı, Metis
Tanıl Bora, ed., İnşaat Ya Resullullah, İletişim

Facebook Comments

Leave A Comment

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.